ANKARA'DA EYLEM YASAĞI ÜÇ AY DAHA UZATILDI

ANKARA'DA EYLEM YASAĞI ÜÇ AY DAHA UZATILDI

ANKARA’DA EYLEM YASAĞI ÜÇ AY DAHA UZATILDI

Ankara Valiliği eylem yasağını 3 ay uzattı. Yapılan açıklamada karara gerekçe olarak Nuriye ve Semih için yapılan eylemler gösterildi. Karara tepki gösteren CHP’li Yılmaz, Vali’nin Ankara’yı yönetemediğini ifade etti.

Ankara Valiliği OHAL kapsamında ilan ettiği eylem yasağını 3 ay süreyle uzattı. Valilikten yapılan açıklamada, 1 Kasım 2017 itibariyle Ankara genelinde park, bahçe ve umuma açık alanlarda açlık grevi, oturma eylemi, anma toplantısı, konser gibi toplu etkinlikler yapılmasının üç ay süreyle yasakladığı duyuruldu.

Gerekçe Nuriye ve Semih
Açıklamada, yasağa gerekçe olarak OHAL KHK’leri ile ihraç edilen, işlerine dönme talebiyle açlık grevine başlayan ve tutuklanan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek ve tutuklamaları protesto için muhtelif yerlerde ve parklarda açlık grevi ve oturma eylemi düzenleneceğine dair duyum alındığı belirtildi. Açıklamada, haklarında henüz mahkeme kararı olmayan Gülmen ve Özakça’nın DHKP-C Kamu Emekçileri Cephesi mensubu olduğu iddia edildi. Valiliğin açıklamasında şöyle denildi: “Bu tür eylemlerin, vatandaşların istirahat ve dinlenme amacıyla kullanılan parkları yoğun olarak tercih etmeleri nedeniyle çevreye rahatsızlık verebileceği belirtilen açıklamada, terör örgütleri tarafından, katılımcılar ve vatandaşlara yönelik olarak eylem yapılabileceği ve böylelikle kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasının tehlikeye düşebileceği değerlendirilmektedir.”

Soyut kavramlarla Ankara huzursuz bırakılıyor
Konuyla ilgili CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz BirGün’e konuştu. Alınan kararın ilk olmadığına dikkat çeken Yılmaz şunları söyledi: “Valilik akıl almaz yasaklarıyla biliniyor. Bu Vali daha önce sokağa girme yasağı ilan etti. Yine bu Vali İnsan Hakları Anıtı’nı abluka altına aldı. Bu Vali Muharrem ayında aşure etkinliği yasakladı, parklarda yan yana gelmeyi yasakladı. Bu Vali ucube kararlar valisidir. Sürekli bir genel sağlık, genel ahlak, kamu düzeni gibi soyut kavramlarla Ankara’nın parklarını, sokaklarını insanlara dar ediyor. Her defasında da yargı kararlarıyla desteklenmeyen gerekçeleri, kendi kararlarına gerekçe yapıyor. Bu defa da iki eğitim emekçisini karara bahane olarak sunuyor. Daha ortada mahkeme kararı bile yok.“

Vali yönetemiyor
Alınan kararın kabul edilemez olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Ortadaki tablo budur. Bunun üzerinden valiliğin hükümetin uyguladığı baskılara karşı çıkılmasını, teşhir edilmesini ve Türkiye’nin gündeminde yer almasını engellenmek isteniyor. Ankara Valisi Ankara’yı yönetemiyor. Ankara’ya demokratik bir şekilde yaklaşılmayacaksa, huzur sağlanmayacaksa Ankara’nın çözümü bu Vali’den kurtulmaktır. Dolayısıyla bu yaklaşım kabul edilemez. Ankaralı artık nefes almak istiyor. Her gün uygulanan şiddetten, biber gazından, dayaktan Ankaralı bıktı. Ankara Valisi bu kararından hemen dönsün” dedi.

Kararın gerekçesine Nuriye ve Semih için yapılan eylemler olduğunu hatırlatan Yılmaz şöyle devam etti: “Şunu da söylemeliyiz. Bu iki eğitim emekçisinin neden ihraç edildikleri bile belli değil. Başvuracakları herhangi bir kurum yok. Komisyon çalışmıyor. ‘Biz işimizi istiyoruz’ diyen iki emekçiye uygulanmadık zulüm kalmadı. Burada bir vicdansızlık var ve buna karşı tepki de var. Bu tepkiyi de baskıyla yok edemezler. Ortaya çıkan insanlık ayıbını yok edemezler. Bu ayıbın kendisi ortadan kaldırılması gerekir, itirazlar değil. Biz bu uygulamayı kabul etmiyoruz. Kimse bu baskıdan dolayı korkacak ve geri adım atacak da değil.”
Nuriye ve Semih’in açlık grevini bırakması için herkesin bir an önce harekete geçmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz sözlerini şöyle bitirdi: “Vali bu sorunun çözümüne katkı vermek için çalışmalıdır. Ancak şu an yaptığı şey bunun tam tersidir. Eğer tüm Ankara’nın valisi olacaksa bu şekilde olmaz bu.”

Close