Avukatlık Raporu: Artan Sorunlar Bağlamında Mesleğin Dönüşümü

Avukatlık Raporu: Artan Sorunlar Bağlamında Mesleğin Dönüşümü

Avukatlık Raporu: Artan Sorunlar Bağlamında Mesleğin Dönüşümü

 

CHP Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla avukatlık mesleğinde yaşanan dönüşüme ilişkin bir rapor hazırladı.

Fakülte sayılarının artmasıyla her geçen gün artan avukat sayısının, mesleğe yeni başlayan avukatlar için hem iş bulma sorunu oluşturduğunu hem de iş bulan genç avukatlar için zorlu şartlarda ve düşük ücretlerle çalışma sorunlarını ortaya çıkardığını belirten Yılmaz, meslekte yaşanan tekelleşmeye ve “işçi avukat” kavramına değindi.

Şu anda Türkiye’de 100 bini aşkın avukat, 70 bini aşkın hukuk fakültesi öğrencisi olduğuna değinen Yılmaz, bu avukatların 1/3’ünün , başka bürolarda ücret karşılığı çalıştığına dikkat çekti.

Stajyer Avukatlar Ucuz İşgücü Olarak, Kayıtdışı Çalıştırılıyor

Stajyer avukatlar yasal olarak ücret almıyor ve bu nedenle ucuz işgücü olarak çalıştırılıyorlar. Gelir getirici işte çalışma yasağı nedeniyle sigortasız çalışan avukat adayları, devlet eliyle staj yapması gereken yer ve zamanda işçi olarak kayıt dışı çalıştırılmak durumunda bırakılıyorlar.

Hakim ve savcı adaylarının staj süresinde maaş alırken, stajyer avukatların hem ücret almadığını hem de krediler ile borçlandırıldığını belirten Yılmaz, “Stajyer avukatlara maaş verilmesi yargı görevlileri arasındaki eşitliğin sağlanması açısından da büyük önem taşımaktadır. Her Avrupa ülkesinde de hakim ve savcı adayına nasıl maaş ödeniyorsa stajyer avukata da maaş ödenmektedir” dedi.

Meslekte Yaşanan Tekelleşme ile Adalete Olan Güven Yitiriliyor

 Baro aidatlarını ve sigorta primlerini dahi ödemekte zorlanan avukatların sayısının oldukça fazla olduğu vurgulayan Yılmaz, özellikle genç avukatların büyük bir kısmının, ya bürolarını kapatıp / hiç büro açmadan , başka bürolarda ücret karışığı çalıştığına veya kamuda ücretli avukatlık yaptıklarını vurguladı.

Bireysel emeğe dayanan ve müvekkil ile avukat arasındaki karşılıklı güven zemininde yapılması gereken avukatlık mesleğinde yaşanan tekelleşme ile özellikle büyük şehirlerde az sayıda avukat, çok sayıda meslektaşını ücretli ve SGK’lı olarak kendisine bağlı olarak çalıştırıyor. Toplumun büyük kısmında görülen yoksullaşma ve adalete olan güvenin yitirilmesi hukuki işlerde avukatla temsil oranını düşürüyor.

Sermaye Sahibi Avukatlar Meslektaşlarını İşçileştiriyor

“İşçi avukat” kavramının ise son 10 yıldır tartışıldığını belirten Yılmaz, “Meslekte yaşanan tekelleşme sonucu avukatlar, istemedikleri dosyalara dahi bakmak zorunda bırakılmakta, sermaye sahibi “Patron avukat”lar tarafından ucuz işgücü olarak çalıştırılmaktadır/sömürülmektedir. Özellikle hukuk fakültelerinden mezun öğrenci sayısının avukat ihtiyacının ötesinde artması, “patron avukat”ların elini güçlendirmekte, çalışan avukatının ücreti düşürülmekte ve işten çıkarılması kolaylaştırılmaktadır. Açıkça ortadadır ki, sermaye sahibi avukatlar meslektaşlarını işçileştirmektedir. Şu anda Türkiye’deki avukatların 1/3’ünü bu şekilde çalışan avukatlar oluşturmaktadır.”

Tekelleşme ve Piyasalaşma Süreçleri Ortak Mücadele ve Dayanışma ile Kırılabilir

Raporda avukatların örgütlenme sorununu da değinen Yılmaz, sendikalar dolayısıyla örgütlenmenin artmasının genç ve işçi avukatların sorunlarının çözülmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

OHAL Dönemi Savunma Hakkına Yönelik Büyük Tehdit Oluşturuyor

OHAL döneminin meslekte yaşanan sorunları arttırdığına dikkat çeken Yılmaz, “OHAL döneminde baktıkları davalar üzerinden sanıkla ilişkilendirilen, mesleki faaliyetleri yasaklanan, savcının yazılı emriyle ofislerinde arama yapılabilen, mal varlığına el konulan avukatların sayısı artmaktadır. Tüm bunlar savunma hakkına yönelik büyük bir saldırı ve büyük bir tehdit oluşturmaktadır” dedi.

Avukatları Bağımsız Olmayan Bir Ülkenin Adalet Duygusunun Topluma Yayılmasını Sağlaması Olanaksızdır

 Savunma hakkının adil yargılanma hakkının başlangıcı ve temeli olduğunu belirten Yılmaz, “Avukatları bağımsız olmayan devletlerin hukuka saygıyı koruması, adalet duygusunun topluma yayılmasını sağlaması ve yurttaşına güven vermesi olanaksızdır. Avukatlık mesleğinin sadece demokratik rejimlerde gerçek varlığını sürdürebildiği; avukatların özgür ve güvenli olduğu ölçüde devleti ve hukuksal sistemi güçlendirdiği açıktır. Avukatlık mesleğinin değersizleştirildiği ülkelerde hukuk sisteminin zayıfladığı ve yurttaşların devlete olan güvenlerinin ortadan kalkacağı toplumsal bir gerçekliktir” dedi.

Close