Gökçek’in yüzü betondur, ranttır, kattır!

Gökçek’in yüzü betondur, ranttır, kattır!

Gökçek’in yüzü betondur, ranttır, kattır!

Necati Yılmaz, “Üzerine bastığımız bu yer, Melih Gökçek’in Ankara’ya yansıyan yüzüdür. Dolayısıyla kendi simasını, yüzünü mahallemizde bir kez daha gösterdi. Melih Gökçek’in yüzü betondur, ranttır, kattır. Dolayısıyla hedef aldığı da doğadır, ağaçtır, insandır, hayattır. Hedefi de budur” dedi.

Referandum öncesi yurttaşlardan Anayasa değişikliğini iyi okumalarını isteyen Yılmaz, “Bu Anayasa’nın içeriğini bilen hiçbir kimse, evet demez. Siz, herhangi biriniz bu park tek başıma benim olsun diyor musunuz?  Parkımız bir tane ise hepimizin olacak. Vatan tek ise hepimizin olacak, bayrak tek ise hepimizin olacak. Cumhurbaşkanı tek ise hepimizin olacak” diye konuştu.

İşçi Blokları Mahallesi’ndeki 100. Yıl Birlik Parkı’na mescit inşaatı için Büyükşehir Belediyesi tarafından beton dökülmesine semt sakinleri büyük tepki gösterdi. Mahalle Muhtarı Ayşegül Emekçi ile semt sakinlerine CHP Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Necati Yılmaz da destek verdi. Yılmaz, “Üzerine bastığımız bu yer, Melih Gökçek’in Ankara’ya yansıyan yüzüdür. Dolayısıyla kendi simasını, yüzünü mahallemizde bir kez daha gösterdi. Melih Gökçek’in yüzü betondur, ranttır, kattır. Dolayısıyla hedef aldığı da doğadır, ağaçtır, insandır, hayattır. Hedefi de budur” dedi.

“MESCİT ÜZERİNDEN YAPILAŞMA YARATMAK İSTİYORLAR!

Semt sakinlerinin açıklamasında yanlarında yer alan Yılmaz, ne millet iradesine, ne de hukukun üstünlüğüne değer verildiğini, yasaların ve halkın iradesinin yok sayıldığını ifade etti. Yılmaz, şöyle devam etti:

“Mahallemizi içinde yaşanmaz hale getirdiler. Buranın ne altyapısı, ne ulaşımı, ne suyu, ne kanalizasyonu bu yoğunluğu taşımaz. Biliyoruz ki sürekli daha fazla kat ve hesabı verilmek istenmeyen rant yaratıyorlar. Bu sorunları çözmek konusunda en çok kendimize, birbirimize güveniyoruz. Bu mücadele bu aşamaya kadar sizin çabanızla geldi. Bundan sonra da böyle gidecek. Her zaman olduğu gibi, biz vekilleriniz, muhtarlarınız, seçilmişleriniz, hep beraber bu kavgayı sürdüreceğiz. Burada yapmak istediklerini başaramayınca, bu defa, inançlarımız üzerinden bir de ayrışma yaratarak, bizi onlarla kavgalı göstererek, mescit üzerinden büyük rant hesaplarını kesiyorlar. Mescit üzerinden burada bir yapılaşma yaratmak istiyorlar. Oysa, biz onların inançlarını ne amaçla kullanmak istediklerini çok iyi biliyoruz. Onları camileri yıkıp, alışveriş merkezine çevirdikleri yüzlerinden tanıyoruz. Biz insanların özgürlüklerini gerçekleştirmeye talibiz. Düşünce özgürlüğünü, inanç özgürlüğünü, örgütlenme özgürlüğünü yaşamlarında gerçekleştirmelerini sağlamaya talibiz. Onlar da bunun istismarına talipler. Hukukla başaramadıklarını, halktan destek bulamadıklarını, inançlarımız üzerinden bize dayatmak istiyorlar. İnanç mekanlarının en yoğun olduğu semt burasıdır. Camilerde selaların sesleri, ezanların sesleri birbirine karışacak mesafede. 50 metrede, 100 metrede, 200 metrede inanç mekanlarımız var.”

“HAYIR DERSEK, BİRLİKTE KAZANACAĞIZ. TÜRKİYE KAZANACAK”

Yılmaz, Anayasa değişikliğini anlatmak isteyenlerin engellendiğini, komisyonlarda, televizyonlarda konuşturulmadığını belirterek, “Diyorlar ki sadece siyasi partiler propaganda yapsın. Sivil toplum, dernekler ve vatandaş bu konuda söz söyleyemez diyorlar. Bu Anayasa’yı kime çıkarıyorsunuz? Vatandaş bundan etkilenmeyecek mi? Vatandaşın Anayasası olmayacak mı? Kendinize mi Anayasa çıkarıyorsunuz? O halde biz de konuşacağız. Örgütlerimizle beraber konuşacağız, yurttaş olarak tek başımıza konuşacağız” dedi. Yurttaşlardan Anayasa değişikliğini mutlaka okumalarını isteyen Yılmaz, şöyle konuştu:

“Okuduğunuz zaman zaten ne oy vereceğinizi ben tahmin ediyorum. Çünkü, bu Anayasa’nın içeriğini bilen hiçbir kimse, bu Anayasa’ya evet demez. Siz, herhangi biriniz bu park tek başıma benim olsun diyor musunuz?  Parkımız bir tane ise hepimizin olacak. Tek olan şey, hepimizin olacak. Vatan tek ise hepimizin olacak, bayrak tek ise hepimizin olacak. Cumhurbaşkanı tek ise hepimizin olacak. Oysa bunlar Anayasa’da bir partinin genel başkanı aynı zamanda cumhurbaşkanı olsun diyorlar. Peki diğer partiler kendilerine ayrıca cumhurbaşkanı mı seçecekler? Yetinmiyorlar, meclisin de o partinin genel başkanına verilmesini istiyorlar. Yetinmiyorlar, burada karar alan mahkemeler, o tek kişinin talimatıyla yapılansın, seçilsin ve karar versin istiyorlar. Dolayısıyla, eğer bu Anayasa kabul oyu alırsa, bir daha bu davayı görmesi için tarafsız mahkemeler bulamayacaksınız. Mahkemeler dünyanın her tarafında bütün demokratik ülkelerde tarafsız olmak zorunda. Bizim ülkemizde de öyle kalsın istiyoruz. Davanızı bir partinin ilçe başkanlığına götürmek istemiyorsanız, bağımsız ve tarafsız yargıya götürmek istiyorsanız, bu Anayasa’ya hayır demelisiniz. Katılım oranını yüzde 86’nın üzerine çıkardığımızda zaten doğal bir şekilde hayır çıkıyor. Halkımızı sandığa götürmek birinci ödevimiz olsun. Birlikte başaracağız, o zaman kazanan Türkiye olacak, kaybedeni olmayacak!”

“HER PAZAR PARKIMIZ İÇİN TOPLANACAĞIZ”

İşçi Blokları Mahallesi Muhtarı Ayşegül Emekçi ise Birlik Parkı’na beton dökülmesiyle ilgili olarak yetkili kimseye ulaşamadıklarını, daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in talimatıyla mescit yapılmak üzere betonun döküldüğünün kendilerine iletildiğini söyledi. Parkın hemen arkasında büyük bir cami inşaatı yer aldığını, Hilal Apartmanı’nın altında da mescit bulunduğunu ifade eden Emekçi, şunları söyledi:

“200 metre ilerde yine bir camimiz var. Bu bölgede zaten yeterince ibadethanemiz mevcut. Bu alan için özel bir talimat ve emir verilmiş. Bizler bu hukuksuzluklardan artık bıktık, usandık. Burayla ilgili mahkeme süreci hala devam ediyor. En son Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek İdare Mahkemesi’nde usulden kazandığımız davanın iptali için yeniden İdare Mahkemesi’ne başvurmuş. Mahkeme lehimizde karar vermiş, yürütmeyi durdurma kararını da reddetmiştir şu anda. Bizler betonlaşma olmasın, bu alan imara açılmasın diye buradayız. Mücadelemizi tekrar başlatıyoruz. Her pazar parkımızı kurtarmak için toplanalım, hukuksuzluklara hayır diyelim. Mustafa Kemal’in Çankaya’sında özgürce yaşayabilmek için mücadele ediyoruz. Dini değerlerimizin kullanılmasına müsaade etmemek için buradayız.”

Close