Necati Yılmaz: "Yoksulun tek taşınmaz mülkü mezar yeri!"

Necati Yılmaz: "Yoksulun tek taşınmaz mülkü mezar yeri!"

Necati Yılmaz: “Yoksulun tek taşınmaz mülkü mezar yeri!”

 

CHP Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, yoksullara ve alt gelir grubuna yönelik konut ihtiyacının karşılanması ve plansız yapılaşmaya çözüm üretmek için kurulan TOKİ’nin, kentleri ranta, denetimsizliğe ve özel şirketlerin tekeline teslim eden bir yapıya dönüştürdüğünü vurgulayarak, yaşanan sorunların ve mağduriyetlerin belirlenmesi amacıyla TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulmasını istedi. TOKİ’nin bugün lüks konutlar ve yüksek kar oranına sahip ticaret merkezleri ile adından söz ettirdiğini vurgulayan Yılmaz, “Hükümetin yoksullara yönelik yapıldığını sürekli dillendirdiği ve çoğu zaman açılışları bir siyasi şova dönüştürülen TOKİ siteleri, çoğu zaman kalitesiz malzeme kullanımı, hükümete yakın firmalara verilen ihaleler, şehir merkezinden uzaklık, site yönetimlerinin kötülüğü, yüksek aidatlar, ödenemeyen taksitler ile kamuoyuna yansımıştır. Konut fiyatlarındaki artışlar dikkate alındığında yoksullar için hala bu ülkedeki tek taşınmaz mülk mezar yeri olmaya devam etmektedir” dedi.

ALT GELİR GRUBUNA YÖNELİK KONUT ORANI YÜZDE 19.82

Yılmaz, TBMM’ye sunduğu araştırma önergesinde, TOKİ’nin 1984 yılında dar ve orta gelirli vatandaşların nitelikli konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulduğunu, 2004 yılında Başbakanlığa bağlandığını anımsattı. TOKİ’nin görevlerinin 2985 sayılı kanunla tanımlandığını ve bu görevler arasında “gecekondu alanlarının dönüşümüne, köy mimarisinin geliştirilmesine, tarihi doku ve yöresel mimarinin yenilenmesine yönelik projelerin desteklenmesi”nin de yer aldığını vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Sosyal devletin gerekliliklerinden olan yoksul vatandaşların barınma ihtiyacının karşılanması anlayışının yerini, TOKİ eliyle yoksullara ve alt gelir grubuna yönelik, düşük kaliteli, tarihi doku ve kültürel yapıyı önemsemeyen ve çoğunlukla şehir merkezinden uzakta inşa edilen konutlar almıştır.             TOKİ’nin Ocak 2017’deki konut uygulamalarındaki verilere göre, yoksul-alt gelir grubuna yönelik konut uygulaması oranı yüzde 19,82’dir. Hükümetin yoksullara yönelik yapıldığını sürekli dillendirdiği ve çoğu zaman açılışları bir siyasi şova dönüştürülen TOKİ siteleri, çoğu zaman kalitesiz malzeme kullanımı, hükümete yakın firmalara verilen ihaleler, şehir merkezinden uzaklık, site yönetimlerinin kötülüğü, yüksek aidatlar, ödenemeyen taksitler ile kamuoyuna yansımıştır. Dar gelirlileri ve yoksulları ev sahibi yapma amacıyla yola çıkan TOKİ, bugün lüks konutlar ve yüksek kar oranına sahip ticaret merkezleri ile adından söz ettirir olmuştur.”

“KENTSEL DÖNÜŞÜMLE SEMTLER SERMAYEYE TESLİM EDİLİYOR”

Yılmaz, 1164 Sayılı Kanuna ek 4. maddeyle kamu arazilerinin TOKİ’ye bedelsiz devrinin kolaylaştırıldığını, kent merkezlerinde “arsa satışı yoluyla gelir paylaşımı” modeliyle üretilen büyük inşaat projeleri sayesinde özel şirketlere TOKİ eliyle rant sağlandığını vurguladı. Söz konusu model ile şehir merkezlerindeki kamu arsalarının ihale yoluyla büyük şirketlerle ortaklıklara ve yüksek karlara feda edildiğini ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:

“Kentsel dönüşüm projeleri ile sermayeye teslim edilen gecekondu semtleri ve yoksul mahallelerde yaşayanların kendi yaşam alanları ile ilgili söz söyleme hakları ellerinden alınmakta, kimi zaman zorla, kimi zaman da çeşitli taahhütler ile yerlerinden edilmektedirler. TOKİ eliyle, yoksul kesimden arındırılan ve üst sınıflara bırakılan kent içindeki arsalarda karlılığı yüksek lüks projeler oluşmaya başlamış, bu mekanlar bir mutenalaştırma anlayışı ile değişime uğramıştır. TOKİ ve büyük inşaat şirketleri marifetiyle, nezihleştirilen, mutenalaştırılan eski gecekondu ve yoksul mahalleleri, orta sınıfların ihtiyaçlarına göre şekillendirilerek kapalı yapılara dönüşmüştür. Çoğunlukla şehir dışına inşa edilen TOKİ siteleri ile yoksulların konut ihtiyacının düşük maddi bedellerle karşılanması amaçlanmıştır. Mutenalaştırma sürecinin bir diğer ayağı da ‘kentsel dönüşüm’ adı altında mahallelerin yenilenerek, ranta açılmasıdır. Bu durum sadece yoksulların yaşadığı mahalleler için geçerli değildir. Tarihi yapılar, kamu binaları veya farklı sınıftan insanların yaşadığı mahalleler için de TOKİ eliyle uygulanan ve çoğu zaman sermayeye bir takım teşviklerle desteklenen bir süreç devreye sokulmuştur. Tarihi öneme sahip mahalleler bile bu süreçten payını almakta, yaşam alanı olan mahalleler finans, ticaret ve turizm sermayesinin elinde pahalı tüketim adacıklarına dönüştürülmektedir.”

“YOKSULUN TEK TAŞINMAZ MÜLKÜ MEZAR YERİ”

Yılmaz, TÜİK’in 2015’teki Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması verilerine göre Türkiye nüfusunun yüzde 23,3’ünün kirada oturduğunu ifade ederek, oturdukları konuta sahip olmadığı halde kira ödemeyen nüfusun oranının ise yüzde 14,8 olduğunu vurguladı. 2016 yılı verilerine göre konut fiyat endeksinin 2010 Ocak ayına göre yüze 70,80 artış gösterdiğine değinen Yılmaz, “Bu artışa göre yoksullar için ev sahibi olmak giderek imkansız hale gelmiştir. Diğer bir ifadeyle yoksullar için hala bu ülkedeki tek taşınmaz mülk mezar yeri olmaya devam etmektedir” dedi.

Rant sağlamasının yanı sıra 648 sayılı KHK’nın 24. maddesi ile denetim dışına da çıkarılan TOKİ inşaatlarının iş cinayetlerinin neredeyse merkezi haline geldiğini ifade eden Yılmaz, “Bu madde ile TOKİ onaylı özel şirket projeleri bile kamu binaları ile aynı kapsamda değerlendirilmiş ve Yapı Denetim Kanunu dışına çıkarılmıştır. TOKİ hem kendisi denetlenemeyen bir yapı haline dönüşmüş hem de ortaklık kurduğu özel şirketler de bundan nemalanmıştır. TOKİ’nin ve kentsel dönüşümün yoksul kesimler özelinde toplumda sebep olduğu sorunların araştırılması ve tüm bunların yarattığı telafisi mümkün olmayacak sonuçların önüne geçilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla Meclis araştırması açılması şarttır” diye konuştu.

Close