NECATİ YILMAZ'DAN ERDOĞAN'A: "YARGIYA AYAR VERMEKTEN VAZGEÇİN"

NECATİ YILMAZ'DAN ERDOĞAN'A: "YARGIYA AYAR VERMEKTEN VAZGEÇİN"

NECATİ YILMAZ’DAN ERDOĞAN’A: “YARGIYA AYAR VERMEKTEN VAZGEÇİN”

TBMM Adalet Komisyonu Üyesi, CHP PM Üyesi ve Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yapılan kura töreninde mesleğe yeni atanacak hakim ve savcıların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ayakta karşılayıp, alkışlamasına sert tepki göstererek, Erdoğan’a “Yargı mensupları sizin bürokratınız değildir. Artık bir siyasi mevkiye dönüşmüş olan Cumhurbaşkanlığı konutunda 28 Şubat benzeri görüntüler yaratarak yargı mensuplarını toplayıp kendinizi alkışlatmaktan ve yargıya ayar vermekten vazgeçin. Yargının yerlerde sürünen itibarını yargıçları ayağa kaldırarak başaramazsınız” diye seslendi. CHP’li Yılmaz, Erdoğan’la çay toplama gezilerine katılan ve kızı 24 saat görev yapmadan Yargıtay’a tetkik hakim olarak atanan Danıştay Başkanı Zerrin Güngör’e ise “Gelin, bu tarz anlayışınızla yargının onuruna daha fazla katkı yapamıyorsanız varlığınızla yargıya daha fazla zarar vermeyin, bu makamdan, bu mevkiden istifa edin” çağrısı yaptı.

 

“NEVRUZ, NEVROZ KUTLU OLSUN”

CHP’li Yılmaz, Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, 21 Mart’ın çok özel bir gün olduğunu vurgulayarak, “Bugün Aşık Veysel’in 45 yıl önce aramızdan ayrıldığı gün. Kendisi yaşamını, çabasını, uğraşısını ‘Davam insanlık davasıdır’ diyerek ifade etmişti. Biz de kendisini dostları olarak saygıyla anıyoruz, yad ediyoruz” dedi. 21 Mart’ın doğanın yeniden uyanış günü olduğunu belirten Yılmaz, “Bugün, Hazreti Ali’nin doğum günü. Bugün, Demirci Kawa’yla sembolleşen uyanış ve direniş günü. Bugün, Göktürkler’in umut ve kurtuluş günü. Bugün, Anadolumuz’un tüm halklarının farklı tarihi destan ve anlatımlarla sahiplendiği ve birlikte bayramlaştırdıkları barış ve kardeşlik günü. O halde biz de her dilden bugünü kutlayalım; Nevruz, Nevroz kutlu olsun” diye konuştu.

 

DANIŞTAY BAŞKANI’NA “YARGIYA ZARAR VERMEYİN, İSTİFA EDİN”

Türkiye’nin skandal bir haberle çalkalandığını, bu açıdan da 21 Mart’ın tarihi bir gün olduğunu ifade eden Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Hani bir yüksek mahkemenin başkanı vardı, bir Danıştay başkanı; bundan iki yıl önce yürütmenin başıyla çay toplama gezilerine katılmıştı. Bu olay o gün çok tartışılmıştı. Şimdi o başkanın kızının örneği görülmez başarı öyküsü konuşuluyor. Şanslı mı desek, iltimaslı mı desek, bu kızın öyküsü konuşuluyor. Önce açıktan Başbakanlık Basın ve Halka İlişkiler Müşavirliği’nde işe başlamış, sonrasında Cumhurbaşkanlığı’nın Kanunlar ve Kararlar Dairesi’nde uzman olmuş, HSYK HSK’ya dönüşünce 54 puanla hakim olmuş, Elazığ’a tayin olmuş, bu yerde 24 saat görev yapmadan Yargıtay’a tetkik hakim olarak tayin olmuş. Bu konuşuluyor, Türkiye bu haberle çalkalanıyor. Yüksek mahkeme başkanının çay gezilerinde yürütmenin başkanının karşısında cübbesinde ilik aramasının sebebinin bu olduğu tartışılıyor. Bu haber doğruysa bir skandaldır. Bu olayın aslını öğrenmeye herkesin, hepimizin hakkı var. Yüksek mahkeme başkanına buradan sesleniyorum: Gelin, bu olayın aslı nedir anlatın. Gelin, bu olayı tartışılır olmaktan çıkarın. Gelin, bu tarz anlayışınızla yargının onuruna daha fazla katkı yapamıyorsanız varlığınızla yargıya daha fazla zarar vermeyin, bu makamdan, bu mevkiden istifa edin.”

 

“YARGI MENSUPLARI SİZİN BÜROKRATINIZ DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da “Yargı mensupları sizin bürokratınız değildir” sözleriyle seslenen Yılmaz, “Kendisine artık bir siyasi mevkiye dönüşmüş olan Cumhurbaşkanlığı konutunda 28 Şubat benzeri görüntüler yaratarak yargı mensuplarını toplayıp kendinizi alkışlatmaktan ve yargıya ayar vermekten vazgeçin diyorum. Böyle bir kaygınız var mı, bilmiyorum ama Sayın Cumhurbaşkanı, yargının yerlerde sürünen itibarını yargıçları ayağa kaldırarak başaramazsınız, sağlayamazsınız, bundan vazgeçin” diye konuştu. Yılmaz, kimsenin yargıya güveninin kalmadığı yerde yargıyı bu itibarsız hale getirenlerin de yargıya güveninin kalmadığını ifade ederek, şunları söyledi:

“Yargıç adaylarına verilen talimatta diyorlar ki: ‘Hakim ve savcı soruşturmalarında karar vermeden önce lütfen bizden görüş alın.’ Yine ‘FETÖ soruşturmalarını 17-25’i esas alarak başlatın’ diyorlar. Özetle, bu soruşturmaların kendilerine uzanmasından endişe ediyorlar, kaygı duyuyorlar, yargıya güven duymuyorlar ve yine söylüyorum ki gerçekten de artık FETÖ’yle mücadelede iddia edildiği gibi bir irade yok. Cumhurbaşkanı’nın söylemlerinin aksine, Şamil Tayyar şöyle diyor: ‘FETÖ borsası kuruldu, milyar dolarları veren iş adamları 'itirafçı' adı altında tahliye ediliyor.’ Özetle, AKP, FETÖ soruşturmalarını da bir kazanç kapısına dönüştürmeyi başarmıştır.”

 

“İŞSİZLERİN SIRTINDAN İŞSİZLİĞİ ÇÖZMEYE KALKMAYIN”

Yılmaz, Türkiye’nin en temel sorunlarından birinin işsizlik olduğuna değinerek, şöyle devam etti:

“Her 4 gencimizden 1’i işsiz. Bu gerçeklik üzerinden istihdam yaratacak, işsizliği azaltacak her türlü projenin, her türlü çalışmanın, her türlü düşüncenin arkasında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz ancak, bu düzenlemede olduğu gibi, böyle bir ihtiyacı gidermek için yapacağınız çalışmayı da ilgili yerlerden kaynak ayırarak yapmanızı öneriyoruz. Burada, İşsizlik Fonu’nun kaynak alınarak bu soruna çözüm getirilme çabasını doğru görmüyoruz. Bu konuyla ilgili görüştüğüm Sayın Bakanım Zekeriya Temizel’in bana söylediği sözleri ben de sizlere aktarıyorum: İşsizlerin sırtından işsizliği çözmeye kalkmayın yani Yörüklerin sırtından kurban kesmeyin.”

Close