Sınır Ötesi Görev Harcamalarının Bakan Onayına Bağlanması Meclis Gündeminde

Sınır Ötesi Görev Harcamalarının Bakan Onayına Bağlanması Meclis Gündeminde

Sınır Ötesi Görev Harcamalarının Bakan Onayına Bağlanması Meclis Gündeminde

CHP Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, Bakanlar Kurulu kararı ile İçişleri Bakan’ına sınır ötesi görev kapsamında mal ve hizmet alımı ile yapım işlerinde ihalesiz onay yetkisi tanınmasını Meclis gündemine taşıdı. Yılmaz, söz konusu kararın ÖSO mensuplarına Mersin’de verilen eğitimlere yasal dayanak oluşturma amacıyla olduğu iddialarını da dile getirdi.

Bakanlar Kurulu kararı ile sınır ötesi görev harcamaları bakan onayına bağlandı

Geçtiğimiz günlerde 24 Mart 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile İçişleri Bakanlığı’na sınır ötesi görevler ile ilgili ayrıcalıklı yetki verildi. CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz’ın Meclis gündemine taşıdığı karar ile "İçişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına sınır ötesinde verilen her türlü görev kapsamında, yurt içinde veya yurt dışında ihtiyaç duyulan her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işi" ihale yapılmaksızın bakan onayına bağlandı ve gerekli kaynaklar da bakanlık ve bağlı kuruluşlarınca karşılanacağı düzenlendi.

Yılmaz, kararın sebebinin sınır ötesi bir operasyon olacağı ve bu operasyonun hazırlıklarının kanuni alt yapısının hazırlandığı ile ilgili olduğuna dair haberlerin basında yer aldığını ifade etti. Yılmaz, “4734 sayılı Kamu İhale Kanununda istisnalar kısmında düzenlenmiş olan 3. madde (b) fıkrasında belirtilen savunma ve güvenlik harcamaları ve özel güvenlik tedbirleri ile ilgili mal ve hizmet alımlarının ve (d) fıkrasında belirtilen idarenin yabancı ülkelerdeki kuruluşların mal ve hizmet alımları ile yapım işleri hâlihazırda kanunda istisna olarak düzenlenmişken böyle bir düzenleme yoluna gidilmiştir” dedi.

MİT için tanınan ayrıcalık İçişleri Bakanlığına da mı tanınacak?

Benzeri bir düzenlemenin daha önce de yapıldığını dile getiren Yılmaz, “Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğü Taşınır Mal Yönetmeliği’nde” 2016 yılında yapılan değişiklik sonrasında MİT’in görev alanında kullanılmak üzere satın alacağı cihaz, silah ve taşıt gibi taşınır malların “kayıt altına almama” ayrıcalığına sahip olduğu söyledi. Söz konusu kanuni düzenlemenin Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) mensuplarının Türkiye’de, Mersin’de Türk Polis Teşkilatı’ndan aldığı eğitimlere yasal dayanak oluşturmak için yapıldığı ile ilgili iddiaları gündemde olduğuna değinen Yılmaz, Başbakan Binali Yıldırım’a iddiaların doğruluk payı olup olmadığını sordu.

Referandum öncesi yeni bir sınır ötesi operasyon iddiası

Yılmaz, Başbakanın yanıltması için verdiği önergede “söz konusu kararda “sınır ötesi” ifadesindeyle kastedilen Suriye topraklarında devam eden operasyonlar mıdır? Hükümetinizin bunun dışında başka bir sınır ötesi operasyon planı mı bulunmaktadır? Referandum öncesinde İçişleri Bakanı’nın bu kanun kapsamında karar vereceği başka bir sınır ötesi operasyon hazırlığı mı bulunmaktadır?” sorularını yönelterek düzenlemenin kamuoyuna neden duyurulmadığını dile getirdi.

Alınan bu karardaki “İçişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşların sınır ötesinde verilen her türlü görev kapsamında” ifadesinin mahiyetini soran CHP Parti Meclisi üyesi Yılmaz, “Hükümetiniz böyle bir kararı neden sadece İçişleri Bakanı’nın onayına bağlamıştır? Ülke güvenliğini ilgilendiren bir meselenin tek bir kişinin onayına bırakılması ne derece doğrudur? İçişleri Bakanlığı’nın söz konusu düzenleme öncesinde herhangi bir talebi olmuş mudur? Sayıştay’dan düzenleme öncesinde görüş alınmış mıdır?” dedi.

Yılmaz, “Türkiye’nin geçmişinde “Beyaz Toroslar”, faili meçhuller, siyasi cinayetler ve bunlardan sorumlu tutulan “gladyo”, “JİTEM” ve “kontrgerilla” gibi adlar ile anılan derin yapılanmalar olduğu düşünülürse, şeffaflığı ve hesap verilebilirliği ortadan kaldıran bu düzenleme ile benzer yapılar sınır ötesine mi taşınmak istenmektedir?” sorularını sorarak derin yapılanmalara kapı aralanabileceğine dikkat çekti.

ÖSO mensuplarına Türkiye’de polislik eğitimi veriliyor iddiası

Önergesinde Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) mensuplarının Türkiye’de Mersin’de eğitildiği iddialarını da gündeme taşıyan Yılmaz bu iddiaların doğru olup olmadığını Başbakan’a sordu. Yılmaz sorularında ÖSO mensuplarına verildiği iddia edilen eğitimleri de vurgulayarak, “Bugüne kadar iddialarda geçen eğitimler kapsamında kaç Özgür Suriye Ordusu personeline eğitim verilmiştir? Eğitilen bu kişiler hangi amaçla eğitilmiş, bu eğitimler ile ilgili herhangi bir protokol imzalanmış mıdır? Yapıldığı iddia edilen bu eğitimlerin katılımcılarının Türkiye’deki kamplarda barınan sığınmacılardan sağlandığı iddiaları doğru mudur? İddia edilen eğitimler doğru ise katılımcılar gönüllülük esasına göre mi belirlenmektedir? Kendilerine bir ücret veya maaş ödenmekte midir? Ülkemize sığınan kişilere reva görülen bu uygulamanın ahlaki ve vicdani yönü düşünülmüş müdür? İddia edilen eğitimler doğru ise sığınmacılardan oluşan yeni bir polis teşkilatı mı kurulmak istenmektedir? Öyle ise güvenlik faaliyetinin kamu hizmeti olduğu düşünüldüğünde bu oluşumun hukuksal dayanağı nedir?” dedi.

Güvenlik ile ilgili önemli bir konuda saklı gizli bir düzenleme yapılmasına dikkat çeken Yılmaz önergesinde şu sorulara da yer verdi:

-Söz konusu düzenlemeden sonra, kayıt dışı silah ve malzemenin ülkemizde ve bölgemizde faaliyet gösteren terör örgütlerine aktarılması ve eğitim alacağı iddia edilen bu kişilerin yurt içindeki ve yurt dışındaki terör örgütlerine katılma ihtimali nasıl ortadan kaldırılacaktır?
-Bu düzenleme, kişi güvenliği, temel hak ve özgürlükler ile hukuk devleti ilkesi açısından değerlendirildiğinde, ulusal düzeyde güvenlik zafiyetine sebep olabileceği düşünülmüş müdür? Yanı sıra dış politikamız, uluslararası ilişkilerimiz ve milli menfaatlerimizle çelişecek ve sıkıntıya sebebiyet verecek keyfi uygulamalara kapı aralayacağı düşünülmekte midir?
-Söz konusu düzenleme uluslararası hukuk kurallarına ve Türkiye’nin taraf olduğu anlaşmalara uygunluk taşımakta mıdır?
-Söz konusu düzenleme ile bir kişinin onayına bırakılan ve denetim dışına çıkarılan uygulamanın bundan yararlanacak kurumsal iradeyi de hedef alabileceği öngörülmüş müdür?

Close