YILMAZ: "PARTİMİZDE İDEOLOJİK TEMELLİ BİR AYRIM VE YARIŞ YOK"

YILMAZ: "PARTİMİZDE İDEOLOJİK TEMELLİ BİR AYRIM VE YARIŞ YOK"

YILMAZ: “PARTİMİZDE İDEOLOJİK TEMELLİ BİR AYRIM VE YARIŞ YOK”

CHP’li Yılmaz, delege seçimlerinde kendisinin bir kanat çalışmasına öncülük yaptığına ilişkin haberlere tepki gösterdi. Bu haberlerin yalan, yanlış, çelişkili ve tutarsız olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Partimiz içinde ideolojik temelli bir ayrım ve yarış bulunmamaktadır. İddia edildiği gibi ben de partide herhangi bir kanat çalışmasına ‘öncülük’ yapıyor değilim. İdeolojik ve düşünsel temelli siyaset yaptığım doğrudur. Bu ideoloji; kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş ve Cumhuriyetimiz’in kuruluş sürecinde ortaya koyduğu ve bundan beslenerek, partimizin programında ifadesini bulan düşünsel çizgidir” dedi.

 

Karşı olduğu siyaset kültürü ve tarzının AKP’de vücut bulan siyaset kültürü ve işleyişi olduğunu ifade eden Yılmaz, “Partimizin tüm üyeleri ve tüm örgütlerinin mücadele hattının karşısında, AKP’nin bu siyaset kültürü vardır. Bu siyaset tarzı ve işleyişle mücadele etmek hepimizin ortak sorumluluğu ve görevidir. Bu anlamda mahallelerimizde bir yarış değil, bu değerler etrafında bir derleniş, toparlanış vardır. Parti örgütlerimizin gücüne, birikimine ve dinamizmine bu anlamda fazlasıyla ihtiyacımız vardır” diye konuştu.

CHP Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, CHP’de olağan kongre için yapılan delege seçimlerinde kendisinin bir kanat çalışmasına öncülük yaptığına ilişkin haberlere tepki gösterdi. Bu haberlerin yalan, yanlış, çelişkili ve tutarsız olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Partimiz içinde ideolojik temelli bir ayrım ve yarış bulunmamaktadır. İddia edildiği gibi ben de partide herhangi bir kanat çalışmasına ‘öncülük’ yapıyor değilim. İdeolojik ve düşünsel temelli siyaset yaptığım doğrudur. Bu ideoloji; kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş ve Cumhuriyetimiz’in kuruluş sürecinde ortaya koyduğu ve bundan beslenerek, partimizin programında ifadesini bulan düşünsel çizgidir. Partimizin tüm üyeleri ve tüm örgütlerinin mücadele hattının karşısında, AKP’nin siyaset kültürü vardır. Bu siyaset tarzı ve işleyişiyle mücadele etmek hepimizin ortak sorumluluğu ve görevidir” dedi.

 

“DELİ SAÇMASI HABERİ KİM, NEDEN YAPTI, YAPTIRDI?”

CHP’li Yılmaz, 20 Eylül 2017 tarihinde Karar Gazetesi’nde çıkan “CHP’de ‘Yurtseverler’ ‘Ulusalcılar’ Kavgası” haberiyle ilgili bir açıklama yaptı. Söz konusu haberin şahsını hedef aldığını vurgulayan Yılmaz, “Hiçbir şekilde görüşüme başvurulmadan, yalan, yanlış, çelişkili ve tutarsız, deli saçması birçok cümleyi yan yana getirerek, neyi amaçladığı anlaşılamayan bu habere ilişkin olarak bu açıklamayı yapma gereği duydum. Peki, bu haberi kim, neden yaptı, yaptırdı? Asıl soru budur. Bunun cevabı da açıktır. Daha öncesi deli saçması iddialarla, kumpas ve entrikalarla şahsımı hedef alanlar, hedef alanları sahiplenenler, kullananlar ve koruyanlar kimler idiyse muhtemelen bu yeni asılsız iddiayı ortaya koyanlar da o odaklardır” dedi.

 

“HERHANGİ BİR KANAT ÇALIŞMASINA ÖNCÜLÜK YAPMIYORUM”

Kendisinin 27 yıllık parti geçmişi olduğunu, Ankara İl Başkanlığı yaptığını, Ankara 1. Bölgede ön seçimde parti örgütünün ve üyelerinin sahiplenmesi ve desteğiyle birinci olarak seçilmiş CHP Ankara milletvekili olduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Partimizin son kurultayında Türkiye’nin her ilinden kurultay delegelerimizin büyük desteği ve sahiplenişiyle 5. sıradan Parti Meclisi’ne seçilmiş bulunuyorum. Parti içinde yapılan mahalle delege seçimlerinde ideolojik veya kanat ayrımlarına dayalı bir parti içi yarışın olduğu haberi doğru değildir. Partimiz içinde ideolojik temelli bir ayrım ve yarış da bulunmamaktadır. Haberde iddia edildiği gibi ben de partide herhangi bir kanat çalışmasına ‘öncülük’ yapıyor değilim. İdeolojik ve düşünsel temelli siyaset yaptığım doğrudur. Bu ideoloji; kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş ve Cumhuriyetimiz’in kuruluş sürecinde ortaya koyduğu ve bundan beslenerek, partimizin programında ifadesini bulan düşünsel çizgidir. Evet, bu çizgi Cumhuriyetçidir, laiktir, devrimcidir, devletçidir, halkçıdır. Evet; bu çizgi, ulusalcıdır, diğer ifadesiyle yurtseverdir. Ben de bu değerleri birbiriyle çatıştırmadan birlikte benimseyen ve bu ilkelerin tamamından beslenen, toplumcu siyaset anlayışı üzerinden siyaset yapıyorum. Siyasal anlayışımın merkezine Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığını ve insan kavramını koyuyorum.”

 

“AKP’DE VÜCUT BULAN SİYASET KÜLTÜRÜNÜN KARŞISINDAYIM”

Sahiplendiği bu siyasal değerlerin yanı sıra karşısında olduğu siyaset kültürü ve tarzının belli olduğunu ifade eden Yılmaz, “Karşı olduğum bu siyaset kültürü ve tarzı AKP’de vücut bulan siyaset kültürü ve işleyişidir” diye konuştu. Yılmaz, karşı olduğu siyaset kültürü ve işleyişini şu biçimde açıkladı:

“-Bunlar; kimlikçi, ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, ırkçı, şoven, gerici, menfaatçi, yeni Osmanlıcı ve siyasal İslamcı siyaset anlayışıdır.

-Halkı ve yurttaşı yok sayan, halka rağmen yapılan, vatandaşın oyunu tehdit ve menfaat ikilemi içerisinde şekillendirmeye çalışan, ülke ve toplum menfaatleri yerine bireysel menfaatleri önceleyen siyaset işleyişidir.

-Kurumları çürüten, kuralları değersizleştiren, keyfiliği yöntem olarak benimseyen yönetim anlayışıdır.

-Aynı anda hem Cumhurbaşkanı, hem Başbakan, hem Bakan olmak isteyen, hem Belediye Başkanı, hem İl Başkanı, hem İlçe Başkanı olup, başarabilirse parti yönetimini elinde tutmak isteyen, yetkisiyle yetinmeyen siyaset anlayışıdır.

-Hukukun cevaz vermediği hallerde bu hakimiyeti sağlamak için, ablalar, ağabeyler ve imamlar üzerinden kurumsallıklara paralel yapılar inşa eden anlayıştır.

-“Kentlerimizin ve ülkemizin tüm kaynakları bana, oğluma, olmadı damadıma feda olsun”, “Olacaksa ben olayım, ben değilse de oğlum, damadım olsun”, “Vatandaşın hali, demokrasimizin ve Cumhuriyet’in akıbeti ne olursa olsun” diyen, Osmanlı Şehzade düzenine benzeyen, yeni Osmanlıcı, hanedanlık anlayışıdır.”

 

“MAHALLELERİMİZDE YARIŞ DEĞİL, DERLENİŞ VE TOPARLANIŞ VAR”

CHP’nin tüm üyeleri ve örgütlerinin mücadele hattının karşısında anlatmaya çalıştığı AKP’nin bu siyaset kültürünün bulunduğunu kaydeden Yılmaz, “Bu siyaset tarzı ve işleyişle mücadele etmek hepimizin ortak sorumluluğu ve görevidir. Bu anlamda mahallelerimizde bir yarış değil, bu değerler etrafında bir derleniş, toparlanış vardır. Parti örgütlerimizin gücüne, birikimine ve dinamizmine bu anlamda fazlasıyla ihtiyacımız vardır. Bu ihtiyaç, referandum sonrasında ve 2019’da Cumhuriyetimiz üzerinden yapılmak istenen büyük hesaplaşmanın öncesinde sadece partimizin değil, tüm hayır bileşenlerinin, bunun da ötesinde Cumhuriyet değerlerimizi ve demokrasimizi sahiplenen tüm yurttaşlarımızın ihtiyacıdır. Bu ihtiyacı karşılamak için güçlü örgütlerin kurulmasına katkı yapmak hepimizin görevi ve sorumluluğudur” dedi.

Close